Kayıtlar

2018 Krizi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Asgari Ücret Ne Kadar Olmalı?

Resim
6 Aralık’ta Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanacak. Türkiye’de asgari ücret ve çok yakınında ücret alan yaklaşık 9 milyon kişiyi doğrudan , bütün çalışan nüfusu ise dolaylı olarak ilgilendiren bir karara ay boyunca sürecek toplantıları takiben imza atarak 2019 yılı için ücret seviyesini tespit edecek. Ekonomi yönetiminin bu sürece nazire yaparcasına bir kumar oynadığını ise birkaç gün önce öğrendik. Söz konusu plana değinerek asgari ücret tartışmasına geçeceğim. SENARYO BİTMİŞ Ekonomi yönetiminin pahalıya patlayacak hamlesi kasım ortasında başladı. Arka planında BETAM öngörülerine göre bir önceki çeyreğe nazaran sıfır büyümenin beklendiği 3’üncü çeyreğin performansı yatıyor. İnşaat sektörü sallanıyor. Reel sektör krizinin kötü kredi politikalarına alet edilen kamu bankalarından başlayarak bir finansal krize uzanma olasılığı gücünü koruyor. Çiğdem Toker’in Çarşamba günü yayınladığı BDDK belgesi , İpotek Teminatlı Menkul Kıymetlere dayanarak çıkartılacak Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (...

2018-2019 Krizinin Aşamaları

Geçen haftaki yazıda , 2018 yılında ekonomik krizin gelişimini bazı önemli dönüm noktalarıyla beraber ele almıştım. Bu yazıda, krizin gelişimini üç aşamada değerlendirebileceğimizi ileri süreceğim. Krizden çıkış için formüle edilen ‘dengelenme’ programının bir parçası halen eksik. Krizinin maliyetinin farklı sermaye kesimleri arasında nasıl bölüştürüleceği konusu, yerel seçimler sonrasında ertelendi. Bu konunun, yani krizin üçüncü aşamasının 2019 yılı içinde çözülememesi durumunda, 2020 yılında yeniden bir erken seçimin gündeme gelmesi sürpriz olmayacaktır.  İlk Aşama: Döviz Krizi  Daha önceki yazıdalar detaylı şekilde açıkladığım gibi, 2013’ten itibaren oluşan güncel kriz dinamikleri, 2018’in Mayıs ayındaki kur atakları ile olgunlaştıktan sonra aynı yılın Ağustos ayında döviz krizine dönüştü. Döviz krizinin iki dolaysız sonucu oldu. Bunlardan ilki enflasyondaki patlama , ikincisi de şok faiz artışı . Enflasyondaki sert artış, üretim yapısının büyük ölçüde ithalata bağımlı olm...

2018’de Adım Adım Krize

Resim
2018, pek çok açıdan önemli bir yıl oldu. Siyaseten bakıldığında, 2007’de başlayan rejim krizi 11 yıl sonra AKP lehine nihayete erdi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildi. Bu değişime, Türkiye ekonomisindeki hakim sermaye birikim modelinin krizi eşlik etti. Ya da ekonomik kriz, rejim değişimini öne aldı. Dolayısıyla hem siyaseten hem de ekonomik olarak 2018 yılı, 2002’de başlayan AKP hükümetleri açsından da bir dönüm noktası olarak görülebilir. Bu 16 yılı kapsayan bir değerlendirme yapmak bu yazının konusu değil. Bu yazıda 2018 yılına odaklanacağım, bazı önemli dönüm noktalarına işaret ederek, iktidarın 2018’deki en kritik hamlesinin seçimleri öne çekmek olduğunu ileri süreceğim.  Ocak 2018, Mehmet Şimşek: “En Kötüsü Geride Kaldı”  2018’in ilk günlerinde (2 Ocak 2018) dönemin ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı Mehmet Şimşek’in gazetecilere yaptığı açıklamaların ana fikri, 2016 sonrasında her üç ayda bir ekonomi yönetiminden duymaya alıştığımız “en kötüsü geride kald...

Beş Soruda 2018-2019 Ekonomik Krizi

5 Haziran 2018’de, henüz Ağustos ayındaki döviz krizi yaşanmadan önce, Gazete Duvar’daki ‘10 Soruda 2018 Ekonomik Krizi’ başlıklı yazıya şu cümleler ile başlamıştım: ‘Türkiye ekonomisi hızla bir ekonomik daralmaya doğru ilerliyor… Durumu daha da zorlaştıran, daralmanın yüksek enflasyon ortamında gerçekleşme ihtimalinin yükselmesi, yani stagflasyon riski.’ O yazının üzerinden altı ay geçmişken bir güncelleme yapmak istedim. Bu sefer, önceki yazıda değindiklerimi özetleyerek beş soruya sığdırdım.  2019, Bir Kriz Yılı Olabilir Mi?  Evet. Esas itibariyle 2018’in krizin başladığı; 2019’un ise tüm etkilerini gösterdiği bir yıl olma ihtimali yüksek. Son açıklanan sanayi üretimi verisindeki 2.7’lik küçülme ve cari fazla verileri, sert bir ekonomik daralmanın çoktan başladığını önceden haber veriyor. İçinde bulunduğumuz aylara ait veriler ileride açıklanacağı için, 2019 yılından geriye dönüp baktığımızda, krizin 2018’in son çeyreğinden itibaren başladığını söyleyebileceğiz.  Kriz...

TL’nin Değerlenmesi, Krizi Çözer Mi?

Resim
Ekonomide bir sürü sorun varken herkesin konuştuğu konu TL’nin değeri. Hatta TL’nin ABD doları karşısındaki hareketine, bir çeşit ‘kriz barometresi’ muamelesi yapılıyor genellikle. TL’nin değerinin ekonomi gündeminin merkezinde kalmayı sürdürmesi nedeniyle, bu meselenin nasıl anlaşılması gerektiği ile ilgili görüşümü yazmak istedim. Mevcut ekonomik model değişmediği sürece, TL'nin değerlenmesi 'işlerin yoluna girdiği' anlamına gelmezken, değersizleşmesi daha da kötüleşmesi anlamına geliyor. Neden mi? Aşağıda açıklamaya çalıştım.  TL’nin değerlenmesi ne anlama geliyor?  TL’nin değerlenmesi, Türkiye’de 2001 krizi sonrasında uygulanan IMF programının önemli bir parçası idi. Hatta enflasyon hedeflemesi sistemi, uygulamada kur hedeflemesi olarak işledi. Zira TL’nin değersizleşmesi, enflasyonun temel nedenlerinden biri olarak görüldü. TL’nin diğer ülke paralarına göre, özellikle de ABD dolarına göre değerlenmesi, doların bollaşmasına, yani ülkeye giren sermaye miktarına bağlı. Se...

-Mış gibi siyasetiyle kriz yönetimi

Resim
Devlet sponsorluğunda kredi genişlemesiyle yüksek büyüme oranlarına zorlanmış, küresel finansal koşulların değişmesiyle hızla krize yuvarlanmış bir ekonomide debeleniyoruz. Krizi yönetenler öyle değilmiş gibi yapmayı tercih ediyorlar. İş bilmezlikleri sıralayarak ekonomi yönetimini akla davet etmek ya da baskıcı bir rejim karşısında farklı ekonomik müdahalelerde bulunacak aktörlerin zayıflığına rağmen alternatifleri dillendirmek naif kalıyor. Fakat, bu naiflikte yine de ısrarcı olmamız gerektiğini düşünüyorum. Nedenini işsizlik verilerine de değinerek açıklayacağım. ÖYLE DEĞİLMİŞ GİBİ Krizin temelinde yatan model ve mevcut rant koalisyonunun yapısı nedeniyle, son haftaların kriz yönetiminde net bir çizgi takibi söz konusu değil. Liberal iktisatçılar “yapısal reform” eksikliği ile meseleyi açıklayadursun, konu düşük faiz ve kredi genişlemesiyle yol alan AKP koalisyonunun birçok unsurunun kemer sıkma ve uzun sürebilecek durgunluk döneminde oyundan düşecek olmasında düğümleniyor. Havaland...

Müteahhit Düzeni Battı. Alternatifler Neler?

Resim
2017 tarihli bir Birleşmiş Milletler raporunda , barınma hakkının metalaştırılmasına dayanan modellerin mahzurlarına dikkat çekilmişti. Barınma hakkının metalaştırılması, konutun ve kent mekanının bir yatırım aracına dönüştürülmesini ifade ediyor. Metalaşma sürecinde, konutun barınma gibi ihtiyaç karşılama işlevi, yani kullanım değeri yerine; bir kazanç kapısı ve yatırım aracı olma işlevi, yani değişim değeri öne çıkıyor.  Raporda konut hakkının metalaştırılması ile insan haklarının ayrılmaz bir parçası olan güvenli ve insan onuruna yakışır konutlarda yaşama hakkı ortadan kaldırıldığına değiniliyor. O dönemde, konunun Türkiye boyutunu değerlendiren bir yazıda şu noktalara işaret etmiştim :  ‘Piyasa temelli modellerin güvenli, erişilebilir ve yaşanabilir konut gereksinimi karşılamakta başarısız kaldığı çok açık. Elbette bu, konutların içinde bulunduğu kent mekânının da piyasa temelli modellere göre düzenlenmesi sonucunda giderek bir yatırım aracına dönüşmesinin bir sonucu. Bir ...