Kayıtlar

Türkiye Ekonomisi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

2019'un Temel İkilemi

Bir önceki yazıda 2018 yılındaki uzlaşmalı vadeli döviz ihaleleri aracılığıyla Merkez Bankası’ndan bankalara kayda değer bir aktarım gerçekleştiğini yazmıştım. Elinde piyasalaştırma çekici ile her soruna finansal derinleşme imkanı olarak bakan düşünme tarzının işlemediğini belirtmiş, üstelik piyasalaştırmacı/finansal derinleşmeci anlayışın krizin ömrünü de uzattığını belirtmiştim. Bu tespiti kısaca açıklayacak ve 2019’un temel ikileminin bir yanda kemer sıkma taahhütleri öte yanda ekonomik çöküşü hafifletmek için devlet harcamalarını artırma baskısı altında kalmaktan kaynaklanacağını vurgulayacağım. ÖNCEKİ GÖSTERGELER Türkiye’de 2018 kur krizinin ilk yansımalarından birisi de kredi hacmindeki hızlı daralma oldu. Bu satırları yazarken eldeki son veri , nominal olarak Temmuz sonu rakamlara dönüşün görüldüğünü ancak, reel olarak daralmanın ağustostan aralık ayına devam ettiğini gösteriyor. Bir öncü gösterge olarak bu rakam Türkiye’de 2018’in son çeyreğinde de ekonomik daralma görüleceğin...

Sanayi Daralıyor, Batık Krediler ve İşsizlik Artıyor

Resim
Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin nedenleri ve krizin gelişim süreci ile ilgili konuları daha önceki yazılarda detaylı olarak ele almıştım. Tekrara düşmemek için bu yazıda bunlara değinmeyeceğim. Krizin nedenleri ve mekanizmaları üzerinde durmak yerine, üç güncel güncel verilerden hareket ederek, krizin derinleşmekte olduğuna işaret edeceğim.  Batık Krediler Hızla Artıyor  Yaklaşık bir ay önce, ‘İktidarın Anahtarı Düşük Faiz’ başlıklı yazıda , taksitli kredilerin takibe düşme oranını vermiştim, o zaman oran 6.56 idi. Bir ay sonra bu oran, 7.24’ye yükseldi. Bu veriyi, BDDK’nın açıkladığı Haftalık Bülten’e dayanarak hazırlıyorum. Aşağıdaki grafikte, genellikle küçük ve orta ölçekli sermaye kesimlerinin ve esnafın yaygın olarak kullandığı taksitli ticari kredilerin takibe düşme oranının 2008 krizinden bu yana olan görünümü ele alınıyor. Bu 10 yıllık süreç içinde, yakın dönemdeki üç önemli değişimi, üç rakam ile işaretledim.  Grafikte, 1 numara ile gösterilen dönem, ekonomik...

Müteahhit Düzeni Battı. Alternatifler Neler?

Resim
2017 tarihli bir Birleşmiş Milletler raporunda , barınma hakkının metalaştırılmasına dayanan modellerin mahzurlarına dikkat çekilmişti. Barınma hakkının metalaştırılması, konutun ve kent mekanının bir yatırım aracına dönüştürülmesini ifade ediyor. Metalaşma sürecinde, konutun barınma gibi ihtiyaç karşılama işlevi, yani kullanım değeri yerine; bir kazanç kapısı ve yatırım aracı olma işlevi, yani değişim değeri öne çıkıyor.  Raporda konut hakkının metalaştırılması ile insan haklarının ayrılmaz bir parçası olan güvenli ve insan onuruna yakışır konutlarda yaşama hakkı ortadan kaldırıldığına değiniliyor. O dönemde, konunun Türkiye boyutunu değerlendiren bir yazıda şu noktalara işaret etmiştim :  ‘Piyasa temelli modellerin güvenli, erişilebilir ve yaşanabilir konut gereksinimi karşılamakta başarısız kaldığı çok açık. Elbette bu, konutların içinde bulunduğu kent mekânının da piyasa temelli modellere göre düzenlenmesi sonucunda giderek bir yatırım aracına dönüşmesinin bir sonucu. Bir ...

Dolar İndi, Kriz Bitti Mi?

Resim
Dolar, TL karşısında 5.50 seviyesinin altına indiğinde, Türkiye ekonomisinde yaşanan zorlukların ortadan kalktığını düşünenler çoğaldı. Hatta, ‘en kötüsü geride kaldı’ korosuna kamu banka müdürleri de eklendi. Bu yazıda, ilk olarak bu hafta açıklanan üç veri ile ekonomik gelişmeleri takip ederek, ardından başlıktaki soruya yanıt arayacağım.  Merkez Bankasının Üç Mesajı  31 Ekim 2018’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bu yılın dördüncü Enflasyon Raporu’nu yayımladı. TCMB’nin verdiği mesajlara geçmeden önce, raporda yer alan bir grafiğe dikkatinizi çekmek istiyorum (s. 66). Grafikte 2008-2018 arasındaki 10 yılda ‘sıcak para’ olarak da adlandırılan kısa vadeli sermaye girişleri gösteriliyor. Eğer bu grafiğin içine ekonomik büyüme grafiğini de yerleştirmiş olsaydık, büyüme temposu ile sermaye girişleri temposunun birbiri ile yakından ilişkili olduğunu görürdük.  Grafik bize, 2017 yılında ekonomi yönetimin uyguladığı ‘geleceğe kaçış’ planının başarılı bir şekilde eko...

TCMB'nin 25 Ekim Kararı: Kriz Derinleşiyor

Para Politikası Kurulu toplantısı sonucunda politika faizi %24 düzeyinde sabit tutuldu. Açıklama metnindeki üç vurguyla ilgili kısa notlar aldım. Merkez bankasının ana mesajı, krizin derinleştiği yönünde. 1. Ekonomik Daralma Geliyor Kurul açıklamasındaki ilk vurgu ekonomik büyüme ile ilgili. 'Dış talep gücünü korumakla birlikte finansal koşullardaki sıkılaşmanın da etkisiyle iktisadi faaliyetteki yavaşlama devam etmektedir. ' 2. Döviz Krizinin Etkisi Sürüyor İkinci vurgu, art arda gelen döviz şoklarının ekonomiye etkisinin sürdüğü yönünde. Bu etki, başka alanların yanında, doğrudan fiyat artışlarında görülüyor. Bunun nedeni Türkiye'nin bağımlı üretim yapısı. ' Döviz kurundaki hareketlerin de etkisiyle fiyat artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir nitelik gösterdiği dikkat çekmektedir.' 3. Enflasyon Artmayı Sürdürecek Kurul'un açıklamasındaki üçüncü vurgu ise fiyat artışlarının süreceği yönünde. 'İç talep koşullarındaki zayıflamanın enflasyon gö...

‘En Kötüsü’ Henüz Başlamadı

Resim
Türkiye ekonomisindeki sorunlar 2013 yılında başlamadı ama bu tarihten itibaren giderek artıyor. Bu yazıda, -bir süredir işaret ettiğim- döviz-faiz kıskacına, açıklanan Eylül ayı verilerini ekleyerek yeniden göz atacağım.  Döviz – Faiz Kıskacı  Bu ifadeyi ekonomi yönetiminin karşılaştığı önemli açmazlardan birini tarif etmek için kullanıyorum. Bu açmaz kısaca şu: Siyasi iktidar, iktidarda kalmak için faizi düşürmek istiyor. Faizi düşük tutma çabası bir süre sonra TL’deki hızlı değersizleşme ile sonuçlanıyor, bir başka ifadeyle döviz şokları haline geliyor. Ancak iktidar için faizlerin düşük olması ne kadar önemliyse, TL’nin değerli olması da o kadar önemli. Bu durumda TL’nin değerlenmesi için yüklü faiz artışları yapılıyor. Bu iki hareket bir kısırdöngü olarak birbirini besleyerek ilerliyor.  2002 sonrasına üç ayrı dönem halinde bakarsak, son dönemde sorunların neden bu kadar büyüdüğünü daha iyi görebiliriz. 2002-2007 arası dönemde faiz gerileme eğiliminde ancak halen yük...

Sınıf Mücadelesi ve Kriz

Resim
03.10.2018’de açıklanan enflasyon rakamları, Ağustos ayında derinleşen döviz krizinin etkilerinin ne denli büyük olduğunu ortaya koydu. Her ne kadar enflasyon rakamlarının açıklanması sonrasında Berat Albayrak, ‘en kötüsü geride kaldı’ diye açıklama yapsa da, kriz şiddetini daha da artırarak derinleşecektir. Geçtiğimiz dönemde Mehmet Şimşek’in kaç kere ‘en kötüsü geride kaldı’ şeklinde açıklama yaptığını araştırınca, benim yüzüm kızardı. Bu akıbet muhtemelen, Berat Albayrak’ı da bekliyor.  Bu yazıda, krizin derinleşmesiyle sınıf mücadelesinin yoğunlaşmasını, somut süreçler üzerinden ele alacağım. Ekonomik kriz dönemleri, sınıf mücadelesinin yoğunlaştığı dönemlerdir. Bildiğiniz gibi analitik bir araç olarak sınıf, ana akım tartışmalarda rastlanılan bir kavram değil. Bu nedenle yoğunlaşan bu mücadeleleri anlayabilmek için eleştirel politik ekonominin sağladığı kavramsal olanaklardan yararlanmalıyız. Sürece bu şekilde bakıldığında sınıf mücadelesinin iki çeşidini tespit edebiliriz: sı...